Dolmuş , kamyon sesini andıran horultulu gürültüsüyle platformundan ayrıldığında saat 23.57 yi gösteriyordu. Kısa boylu ,zayıf oğlanın ince bileğine takılı Casio dijital saatine göre zaman buydu. Magırus marka dolmuş günün kaçıncı seferini yapıyordu , sayılmamıştı.Bu dolmuşlar da neden hep Magırus markadan seçilirdi ki devrilecekmiş gibiler.Hadi o yıllar hala Marmaris Ressamı başımızdaydı ama şimdi bile popüler Dolmuş markası hala Magırus. Şöförleri de genç ve bıçkın olur. mersin bayan escort Motor çalışır çalışmaz vites ikiye alınır bari direk ikiden başla kardeşim !

İlk çalışmanın verdiği ilk dolgun gürültünün ardından teybin sesi işitilmeye başlandı. Ankaranın en çok sevilen taraflarından biri budur. Dolmuş müziği. Zerrin özerin albümünden değmeli dünyalara değmeli bakışı gülüşü dünyalara değmeli parçası zamanın baskın arabesk orkestralyal düzenlemesinde bir an önce evine varıp uyumak isteyen bir dolmuş dolusu işçinin kulaklarına pek renkli gelmemiş olabilir ama dolmuşda sosyolojik analiz yapan bir gece akademisyeni varsa bu geceden bir toplumsal anafikir çıkarabilirdi.( Ekrem Boranın bir filmi vardı , filmin esas oğlanının barda aşık olduğu kadın, akademik çalışmasına escort mersin bilgi ve gözlem toplamak için kendini çaktırmadan konsomatris yapmış bir entelektüel çıkmıştı. Aşık adam şapa oturmuştu.)

Arada birkaç da sarhoş yurttaş vardı. Kimi zaman ağzının alkol kokusundan kimi zaman şirin yalpalamalarından kendilerini ele veriyorlardı.

Dolmuş birkaç on metre ilerledikten sonra askere gitmeye yaklaşmış genç bir oğlan muavin rolünde ,ayakta tam kapı merdivenlerinde ücretleri toplamaya başladı. Esasında bu hatta genellikle muavin olmazdı velakin saat 24de gece seferlerinde şöförler eş, dost, kuzen, kayınbilader ,mahalledeki işsiz oğlan sıfatındaki bir yardımcıyı yanına çağırmış olmalıydı. Nolurdu nolmazdı. Hem sefer sonrası Maltepe ya da Cebecideki gazinolarda biraz eğlenirler, seferlerde fazla para toplayamazlarsa daha ucuz olan Dışkapı pavyonlarına takılırlardı.

Saat gece yarısını geçtiğinden ya da yol üzerinde geçeceğinden o günlerin silifke escort mevzuatı gereği ücretin yüzde ellisi kadar fazlasıyla verilmesi gerekiyordu. Ki herkes de öyle yaptı, biri hariç.

Arka dörtlüde oturan ince bıyıklı, nisbeten uzun boylu olduğu imajı veren otuzlu yaşlardaki adam saatin gece yarısını geçmediğini 24 e 3 dk kaldığını söylerken sağ elinin ortadaki 3 pamağının iç yüzleriyle sert bir şekilde sol bileğine takılı kordonu yıpranmış , markası belli olmayan saatine hızlı hızlı vuruyordu. Dur lan kıracaksın camı.Bu aslında parkinson hastalığının ilerlemiş dönemindegörülen tedavisiz kalmı ş hastalara ait bir bulguydu ama o gece dolmuşta muhtemelen bir tıpçı yoktu,üstelik parkinson hastaları böyle düzenli konuşamazdı.

Tahminen adam yarım ya da daha fazla kadeh rakısını ya da ağız kokusu duyulmadıysa votkasını içmiş ,hafiften çakırkeyf olmuş buna bağlı aşırı bir cesaret gelmiş bir varoş adamıydı. Hakkını yedirmezdi.Üç dakikaysa üç dakikaydı .Mesele prensip meselesiydi, para ikinci plandı.

Biz istesek bekler 24 ü doldururduk gibi okul münazarasına benzer bir savunma gösterdiyse de adamın sert ve dolgun kelimelerine alışkın olmayan preasker oğlan korktu ve işi şöföre havale etti . Şöförün derdi de belki de kavga gürültü değildi ama muavininin çaresizliğine mutlaka tepki göstermeliydi.Gücüne gitti. Araba sağa çekildi. Dışarıda bir döğüş bekleniyordu artık. Konu neydi, yüzde elli yani bir lira hadi olsun iki lira.

Müsait bir yere konuşlandı dolmuş .Dolmuştaki yolcular olaya ciddi bir tepki göstermemişlerdi. Ne de olsa herkes yorgun , umarlardı ki şöför dövsün de yolculuk aksamasın aksi olursa gecenin 24ünü 5 geçe işleri yoksa başka dolmuş bekle.Bu arada Zerrin Özer şarkıyı bitiremedi. Dolmuş yolcularından Ankara misafiri bir çocuk olaydan heyecanlanmakla beraber hoşlandığı parçanın güme gitmesinden de hiç haz etmedi.

Parasını vermeyen adam , muavin ve şöför aşağı indiler ,dolmuş içindeyken de şöför ve adam biraz laf dalaşına girmişlerdi zaten son hesap gecenin ılığında görülecekti , aylardan temmuzdu,soğuk değildi ılıktı Ankara.

Son anda kısa boylu tombul biri daha indi arabadan yolculardan biriydi, eski boksörmüş sonradan öğrenildi, rakiplere bir şeyler mi söyledi yoksa şöföre aradaki farkı mı taahhüt etti bilinmez dakikalar içinde ekip yeniden dolmuşa bindi. Yani gerçek anlamıyla bindi mecazi değil Beklenen karşılaşma olmamıştı. Gizemli bir hakem maçı tatil etmişti.. Dolmuş artık sessizdi. Muavin ücretleri tamamladı ,yüzde elli vermeyen adamın parasını reddetti. Almadı. Gurur yapmışlardı. Ama adama ‘in’ de dememişlerdi. Magırusun motor gürültüsü ,yeniden açılan teybin sesi, arada inen yolcular filan zaman geçti , normal dolmuş ücreti dahi alınmayan muhtemelen yarım kadehli , cesaretli adamın da inme yeri geldi. Elinde tuttuğu normal ücreti verecek muhatap bulamayınca inmeden önce gözüne kestirdiği dolmuşun üst döşemesindeki bir deliğe parasını sıkıştırdı.

O temmuz gecesi Anadolunun bir kısım gençleri on üzerinden on almışlardı.

Kısa sürede gönlü razı olup parasını alamadığı adamı bile menziline taşıyan şöför, istediği ücreti alamayınca istemediği miktarı da reddeden preasker muavin, kısa boylu , tombul, eski boksör arabulucu ve ve fırsattan istifade demeyip hiç para ödemeden inmek yerine dolmuş ücretini arabanın döşemesine sıkıştırıp inen o adam ,azıcık da olsa olaya şahit olduktan sonra 27 yıl unutmayıp efsaneleştiren taze öykücü yurttaş.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here